Meme ağrısı kadınlarda oldukça sık görülen bir yakınmadır ve çoğu zaman hormonal değişiklikler, adet döngüsü, kullanılan bazı ilaçlar, kas-iskelet sistemi sorunları veya uygun olmayan sütyen kullanımı gibi iyi huylu nedenlerle ortaya çıkar. Bununla birlikte meme ağrısında görüntüleme, ağrının özellikleri, kişinin yaşı, fizik muayene bulguları ve eşlik eden belirtiler birlikte değerlendirilerek planlanmalıdır. Her ağrı mamografi ya da ultrason gerektirmese de bazı durumlarda görüntüleme, altta yatan nedeni netleştirmek ve şüpheli bir bulguyu dışlamak açısından önem taşır.
Meme ağrısının tipi neden önemlidir?
Meme ağrısı genel olarak döngüsel ve döngüsel olmayan şeklinde iki grupta ele alınır. Döngüsel ağrı çoğunlukla adet öncesi dönemde artar, iki memede birden hissedilir ve adet sonrasında azalır. Döngüsel olmayan ağrı ise tek memede, belirli bir noktada veya devamlı şekilde görülebilir. Özellikle yeni başlayan, tek taraflı, belirli bir alanda yoğunlaşan ve haftalar içinde geçmeyen ağrıların hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Ağrının yanma, batma, baskı, hassasiyet ya da dokunmakla artan bir his şeklinde tarif edilmesi de değerlendirmeyi yönlendirebilir. Göğüs duvarı kaslarından, kaburgalardan veya omuz bölgesinden kaynaklanan ağrılar bazen meme ağrısı gibi hissedilebilir. Bu nedenle yalnızca ağrının bulunduğu yer değil, ne zaman başladığı ve hangi hareketlerle değiştiği de önemlidir.
Hangi durumlarda görüntüleme önerilebilir?
Meme ağrısında görüntüleme özellikle ağrının tek taraflı ve belirli bir noktada olması, ele gelen kitle, meme başı akıntısı, ciltte çekinti, kızarıklık, şekil değişikliği veya koltuk altında şişlik gibi ek belirtilerin bulunması halinde gündeme gelebilir. Yakın zamanda travma geçirilmesi, daha önce meme ameliyatı yapılmış olması, ailede meme kanseri öyküsü veya kişinin yüksek risk grubunda bulunması da görüntüleme kararını etkileyebilir.
Hamilelik ve emzirme döneminde gelişen ağrılarda süt kanallarında tıkanıklık, mastit veya apse gibi durumlar değerlendirilebilir. Ateş, belirgin kızarıklık ve hızla artan hassasiyet varsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu dönemlerde ilk tercih çoğunlukla ultrason olur.
Hangi görüntüleme yöntemi kullanılır?
Genç kadınlarda, gebelerde ve emzirenlerde meme dokusunun yapısı nedeniyle ilk basamakta meme ultrasonu tercih edilebilir. Ultrason; kistik ve solid oluşumların ayrımında, ele gelen bir alanın değerlendirilmesinde ve iltihabi durumların incelenmesinde yardımcıdır. İyonizan radyasyon içermez ve gerektiğinde aynı seansta iki meme ile koltuk altları değerlendirilebilir.
Belirli bir yaşın üzerindeki kadınlarda veya tarama zamanı gelmiş kişilerde mamografi de değerlendirmeye eklenebilir. Mamografi, meme dokusundaki yapısal değişiklikleri ve küçük kireçlenmeleri gösterebilir. Yoğun meme dokusunda mamografiye ultrason eklenmesi gerekebilir. Şüpheli bulgu, yüksek risk veya önceki incelemelerle açıklanamayan durumlarda meme MR’ı hekim kararıyla planlanabilir.
Burada önemli olan, “en iyi” yöntemi tek başına seçmek değil; yaş, risk düzeyi ve klinik bulguya en uygun yöntemi belirlemektir. Meme ağrısında görüntüleme kişiye özel planlanmalı, önceki mamografi ve ultrason görüntüleri varsa karşılaştırma amacıyla merkeze götürülmelidir.
Meme ağrısı kanser belirtisi midir?
Meme ağrısı tek başına çoğu zaman meme kanserinin tipik ilk belirtisi değildir. Ancak bu bilgi, yeni veya devam eden bir ağrının göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Özellikle ağrıya eşlik eden kitle, meme başında içe çekilme, kanlı akıntı, ciltte portakal kabuğu görünümü veya belirgin asimetri varsa muayene ve uygun görüntüleme geciktirilmemelidir.
Kişinin kendi meme yapısını tanıması, yeni değişiklikleri fark etmesini kolaylaştırır. Bununla birlikte kendi kendine kontrol, hekim muayenesinin ve yaşa uygun taramaların yerine geçmez. Düzenli kontroller, şikâyet gelişmeden önce de önemlidir.
Randevu öncesinde hangi bilgiler hazırlanmalı?
Ağrının başlangıç tarihi, adet döngüsüyle ilişkisi, kullanılan ilaçlar, gebelik veya emzirme durumu, aile öyküsü ve daha önce yapılan incelemeler not edilmelidir. Önceki raporlar ile görüntülerin getirilmesi, yeni bulguların eski incelemelerle karşılaştırılmasını sağlar. Ağrı belirli bir noktadaysa, çekim öncesinde teknisyen ve radyoloji uzmanına bu bölge mutlaka tarif edilmelidir.
Sonuç olarak meme ağrısında görüntüleme, her hastada otomatik olarak gerekli değildir; ancak ağrının kalıcı, bölgesel veya başka belirtilerle birlikte olduğu durumlarda önemli bir değerlendirme aracıdır. En doğru yaklaşım, klinik muayene ile görüntüleme bulgularının birlikte yorumlanmasıdır.
Sık sorulan sorular
Meme ağrısında ilk olarak ultrason mu yapılır?
Yaş, gebelik durumu ve muayene bulgusuna göre değişir. Genç yaş grubunda ve gebelikte ultrason sıklıkla ilk seçenektir.
Mamografi ağrılı olabilir mi?
Meme dokusunun kısa süreli sıkıştırılması hassasiyet oluşturabilir. Adet öncesi dönemde hassasiyet daha fazla hissedilebilir.
Ağrı geçerse yine de kontrol gerekir mi?
Ağrı tekrarlıyorsa, belirli bir noktadaysa veya ek bir bulgu varsa hekim değerlendirmesi yararlı olabilir.


